Gut hastalığı ürik asit birikmesine bağlı olarak eklemlerde ağrı ve şişlikle karakterize bir inflamatuar artrit türüdür. Çoğunlukla ayak başparmağını etkilese de diz ve ayak bileği gibi farklı eklemlerde de görülebilir. Gut hastalığında ağrılar genellikle ataklar halinde ortaya çıkar. Bazı kişilerde ağrı yürümeyi veya gece uyumayı zorlaştıracak kadar şiddetli olabilir. Semptomlar bir süre sonra hafiflese de, tedavi edilmediğinde yeniden ortaya çıkabilir.
Gut hastalığı denildiğinde genellikle ilk akla gelen aşırı et tüketimi olsa da, hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlık, böbreklerin çalışmasını etkileyen sağlık sorunları ve kullanılan bazı ilaçlar da rol oynayabilir. Bu nedenle, tedavide beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesinin yanı sıra, uzman doktorlar ağrı ve şişliğin giderilmesi ile ürik asit seviyesinin düşürülmesi ve yeni atakların önlenmesi için ilaç tedavisi planlayabilir. Düzenli takip ve uygun tedaviyle hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür.
Gut hastalığı, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesi sonucunda ortaya çıkan, yaygın görülen bir inflamatuar artrit türüdür. Ürik asit vücutta pürin adı verilen kimyasal maddelerin parçalanması sonucunda açığa çıkan atık üründür. Normal şartlarda insan vücudunda bulunan ürik asidin üçte ikisi böbreklerden geçerek idrar yoluyla, üçte biri ise bağırsaklar yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Eğer herhangi bir sebeple vücutta fazla miktarda ürik asit sentezlenirse veya ürik asit vücuttan olması gerektiği gibi atılamazsa ürik asit kristalleri eklemlerde birikerek ağrılı bir artrit türü olan gut hastalığına neden olabilir.
Gut hastalığı yetişkinler arasında en sık karşılaşılan inflamatuar (iltihaplı) artrit türüdür. Bazı çalışmalar, yetişkinlerde gut hastalığının romatoid artritten yaklaşık 3-4 kat daha sık görüldüğünü bildirmektedir. Hastalığın geçmişi ise Antik Mısır’a kadar uzanır. Geçmişte daha çok varlıklı kişilerin ulaşabildiği et ağırlıklı sofralar ve aşırı alkol tüketimiyle ilişkilendirildiği için “Kralların Hastalığı” adıyla da bilinir.
Günümüzde daha fazla insanın et ve et ürünlerine ulaşabilmesi ve alkol gibi sağlığa zararlı ürünlerin tüketiminin yaygınlaşması nedeniyle gut hastalığına toplumun farklı kesimlerinden insanlarda da rastlanır. Bununla birlikte gut hastalığını sadece yaşam tarzı alışkanlıklarına indirgemek yanıltıcı olur. Vücuttan ürik asidin uzaklaştırılmasını zorlaştıran bazı sağlık sorunları veya kullanılan bazı ilaçlar nedeniyle aşırı et tüketimi olmayan kişilerde de gut hastalığına rastlanabilir.
Gut hastalığı genellikle ani başlayan eklem ağrısı ve eklemin çevresinde şişlik, kızarıklık ile kendisini gösterir. Bazı hastalarda ağrıya eklem hassasiyeti de eşlik edebilir. Hastalar ayaklarının üzerine basarken, yürürken hatta ayakkabı giyerken bile zorlanabilir. Buna karşın gut hastalığı her zaman belirti göstermeyebilir. Hiperürisemisi bulunan yani kan ürik asit seviyesi yüksek olmasına rağmen herhangi bir semptom göstermeyen hastalar da vardır. Çoğu hastada semptomlar ani başlangıçlıdır ve genellikle geceleri ortaya çıkar.
İlk atak çoğunlukla ayak başparmağının ayakla birleştiği eklemde görülür. Bununla birlikte ayak bileği, diz, el parmakları, dirsek ve el bileği gibi farklı bölgelerde de şikâyetler ortaya çıkabilir. Atak sırasında genellikle tek bir eklem etkilenir. Başlıca gut hastalığı belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Semptomların şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda atak sonrasında belirtiler tamamen kaybolurken, uzun süre tedavi edilmeyen hastalarda eklem ağrısı ve hareket kısıtlılığı kalıcı hâle gelebilir.
Gut hastalığının seyri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bazı hastalar ilk atağın ardından yıllarca herhangi bir sorun yaşamadan hayatlarına devam ederken, bazılarında ise gut atakları daha sık tekrarlayabilir. Hastalığın seyrini ve şiddetini değerlendirmek için uzmanlar genellikle akut ve kronik gut hastalığı ifadelerini kullanır.
Akut gut hastalığında ağrı aniden başlar ve 12-24 saat içerisinde en şiddetli halini alır. Ağrı, şişlik ve kızarıklık gibi belirtiler çoğunlukla tek bir eklemi etkiler. Ataklar sırasında hastalar için etkilenen eklemi kullanmak oldukça ağrılı olabilir. Örneğin, ayak başparmağı etkilenen bir hasta ağrı nedeniyle ayağının üzerine basmak istemeyebilir. Akut gut belirtileri çoğunlukla 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden geriler. Bununla birlikte, semptomların kaybolması hastalığın iyileştiği anlamına gelmez; ilerleyen dönemlerde yeni atakların görülme riski vardır.
Gut hastalığı uzun süre kontrol altına alınmadığında eklemlerdeki kristal birikimi kalıcı hasara neden olabilir. Bu durumda ağrı, sertlik ve hareket güçlüğü hem ataklar sırasında hem de ataklar arasında devam edebilir. Hastalık başlangıçta genellikle tek bir eklemi etkilerken tedavi edilmediğinde ve kronik duruma geldiğinde birden fazla eklemi etkileyebilir.
Bunların yanı sıra ürat kristallerinin cilt altında birikmesiyle tofüs adı verilen sert şişlikler oluşabilir. Bu şişlikler başlangıçta ağrısız olsa da uygun tedavi uygulanmazsa zamanla eklemlerde şekil bozukluğuna yol açabilir.
Gut hastalığı pürin adı verilen maddelerin atık ürünü olan ürik asidin eklemlerde ve çevresindeki dokularda kristaller oluşturmasıyla ortaya çıkar. Eklemlerde biriken kristaller bağışıklık sistemini harekete geçirerek inflamatuar yanıtı başlatır. Bunun neticesinde ağrı, şişlik, kızarıklık gibi semptomlar gelişir.
Kandaki ürik asit düzeyinin yüksek olmasının pek çok farklı sebebi olabilir. Vücudun fazla ürik asit üretmesi, ürik asidin vücuttan yeterince uzaklaştırılamaması ve besinlerle fazla miktarda pürin alınması başlıca nedenler arasındadır. Bu yüzden gut hastalığı nedenleri ve riskleri tek bir faktörle açıklanamaz. Genetik yatkınlık, böbrek hastalıkları, beslenme alışkanlıkları ve kullanılan bazı ilaçlar gibi pek çok faktör gut hastalığı görülme riskini artırabilir. Başlıca gut hastalığı nedenleri aşağıdaki gibi açıklanabilir:
Sayılanların yanı sıra hipertansiyon, diyabet gibi sağlık sorunları kontrol altına alınmadığında gut riskini artırabilir.
Eklem ağrısı, eklem çevresinde şişlik ve kızarıklık gibi şikâyetlerle başvuran hastalarda uzman doktor, öncelikle hastanın tıbbi öyküsünü alarak başlar. Hastaya ağrının ne zaman başladığı, daha önce benzer ataklar geçirip geçirmediği, herhangi bir kronik hastalığının bulunup bulunmadığı ve düzenli kullandığı ilaçlar hakkında sorular yöneltilebilir.
Ağrının ani başlaması, 12-24 saat içinde en şiddetli haline ulaşması, özellikle ilk atak sırasında ayak başparmağının etkilenmesi gut hastalığını düşündürebilir. Bununla birlikte, eklem enfeksiyonları gibi başka sağlık sorunları da benzer belirtilere neden olabilir. Bu nedenle bazı hastalarda tanıyı kesinleştirmek için uzmanlar genellikle ek tetkiklere başvurur. Gut hastalığı tanısı için kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
Gut hastalığı uzun süre kontrol altına alınmadığında eklemlerde şekil bozukluğunun yanı sıra böbrek hastalığı gibi sağlık sorunlarının görülme riskini artırabilir. Bu nedenle gut belirtileri gösteren hastaların vakit kaybetmeden uzman doktora danışması önemlidir.
Gut hastalığı tedavisi, hastalığın şiddetine, altta yatan sebebe ve semptomların süresine göre değişiklik gösterebilir. Tedavinin amacı semptomları kontrol altına almak ve atakların sıklığını azaltmaktır. Halk arasında da yaygın olarak bilindiği gibi gut hastalığının tedavisinde öncelikle beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi önemlidir. Aslında beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesiyle vücuttaki ürik asit seviyesinin düşürülmesi hedeflenir. Özellikle ürik asit seviyesini yükseltebilen yiyecek ve içeceklerin sınırlandırılması, atakların azalmasına yardımcı olabilir.
Beslenmede yapılan değişiklikler her hastada tek başına yeterli olmaz. Gerekli durumlarda uzman doktorlar hem atak sırasındaki şikâyetleri gidermek hem de ürik asit seviyesini düşürmek için ilaç tedavisi uygulayabilir. Başlıca gut hastalığı tedavi yöntemleri aşağıdaki gibidir:
Ürik asit düşürücü tedaviye başlanan ilk dönemde geçici olarak atak görülebilir. Bu durum tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez. Uzman doktor, atak riskini azaltmak için bir süre ek ilaçlar reçete edebilir. Hastaların bu dönemde şikâyetlerini doktorlarıyla paylaşması ve ilaçlarını önerilen şekilde kullanmaya devam etmesi önemlidir.
Gut hastalığında doktorların önerdiği tedavinin yanında günlük hayatta alınabilecek bazı önlemler de semptomların hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle atak sırasında ağrıyan eklemi dinlendirmek ve bölgeye soğuk kompres uygulamak ağrı ve şişliği azaltabilir. Gut hastalığına iyi gelebilecek başlıca yöntemler aşağıdaki gibidir:
Gut hastalığında tekrarlayan ataklar zamanla eklemlerde hasara ve hareket kısıtlılığına neden olabilir. Bu nedenle siz de eklemlerinizde aniden başlayan ağrı, kızarıklık veya şişlik fark ediyorsanız, Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nin uzman doktorlarına başvurarak gerekli kontrollerinizi yaptırabilirsiniz.
Yalancı gut hastalığı eklemlerde kalsiyum pirofosfat adı verilen kristallerin birikmesiyle ortaya çıkan bir eklem iltihabıdır. Gut hastalığına benzer şekilde ani ağrı, şişlik ve eklemde sıcaklık artışına neden olabilir. Yalancı gut özellikle diz ekleminde görülür ve ilerleyen yaşlarda daha sık ortaya çıkar.
Nikris, gut hastalığının diğer adıdır. Başka bir ifadeyle nikris, ürik asit kristallerinin eklemlerde birikmesine bağlı olarak ortaya çıkan gut hastalığını ifade eder.
Gut hastalarının karaciğer, böbrek gibi sakatatlardan kaçınması, kırmızı et ve bazı deniz ürünlerinin tüketimini sınırlandırması önerilir. Ayrıca alkol, şekerli içecekler, meyve suları ve fazla miktarda ilave şeker içeren yiyecekler de gut ataklarını tetikleyebilir.
Gut hastalığına neden olan madde pürindir. Pürinlerin vücutta parçalanmasıyla ürik asit açığa çıkar. Ancak baklagillerin pürin içermesi, doğrudan gut hastalığına neden oldukları anlamına gelmez. Nohut, mercimek ve fasulye gibi baklagiller gut hastalarının beslenmesinde yer alabilir. Bu nedenle pürin içerdikleri için baklagilleri tamamen bırakmak yerine tüketilecek miktar konusunda uzman desteği alınabilir.
Vücudun susuz kalması, fazla alkol tüketimi, tek öğünde aşırı yemek ve eklemin yaralanması gut atağını tetikleyebilir. Özellikle sıcak havalarda veya yoğun terleme sonrasında yeterli sıvı alınmaması atakların ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Ateşli hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar ve hızlı kilo vermek amacıyla uygulanan ağır diyetler de atak riskini artırabilir.
Gut hastalığı kontrol altına alınmadığında ataklar daha sık tekrarlayabilir ve daha uzun sürebilir. Zamanla eklemlerde kalıcı hasar, hareket kısıtlılığı ve cilt altında tofüs adı verilen sert şişlikler oluşabilir. Bunların yanı sıra bazı hastalarda böbrek taşı da görülebilir.
Uygun tedaviyle gut ataklarının önlenmesi ve hastanın şikâyetlerinin ortadan kalkması mümkündür. Kandaki ürik asit seviyesi uzun süre hedeflenen düzeyde tutulduğunda biriken kristaller zamanla çözünebilir, tofüsler küçülebilir. Ancak ağrının geçmesi tedavinin tamamlandığı anlamına gelmez. Hastalığın kontrol altında kalması için uzun süreli tedavi ve düzenli doktor kontrolü gerekebilir.
Gut şüphesi bulunan kişilerde kandaki ürik asit seviyesine bakılır. Bununla birlikte çoğu zaman kan ürik asit seviyesinin yüksek olması tek başına hastalık tanısı koymak için yeterli değildir. Ek olarak ataklar sırasında ürik asit seviyesi normal de çıkabilir. Bu nedenle doktorlar atak geçtikten en az iki hafta sonra tahlilin tekrarlanmasını isteyebilir. Doktorlar kesin tanı için ince bir iğne yardımıyla eklemden sıvı alarak ürik asit kristallerinin bulunup bulunmadığını da inceleyebilir.
Gut atağı sırasında eklemde oluşan iltihaplanmaya bağlı olarak CRP seviyesi yükselebilir. Buna karşın, CRP spesifik bir tanı yöntemi değildir. Vücuttaki diğer enfeksiyonlar ve iltihaplı hastalıklar da CRP değerinin yüksek çıkmasına neden olabilir.
Gut hastalığının tanı ve tedavisi için romatoloji uzmanına başvurulabilir. Aile hekimleri ve iç hastalıkları uzmanları da ilk muayeneyi yaparak gerekli tetkikleri isteyebilir. Ardından uygun gördükleri hastaları romatoloji uzmanına yönlendirebilir.
Gut hastalığı uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Bununla birlikte kontrol altına alınmadığında gut hastalarında kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinin daha yüksek olabileceğini gösteren bazı çalışmalar mevcuttur.
Gut hastalığı kontrol altına alınmadığında eklemlerde kalıcı hasara, hareket kısıtlılığına ve böbrek taşlarına neden olabilir. Ancak erken tanı ve uygun tedaviyle bu sorunların önüne geçilebilir.
Tedavi edilmeyen gut hastalığında ağrı kendiliğinden geçse de eklemlerdeki kristal birikimi devam edebilir. Zamanla ataklar sıklaşabilir, daha uzun sürebilir ve birden fazla eklem etkilenebilir. Ayrıca cilt altında tofüs adı verilen sert şişlikler oluşabilir. İlerleyen dönemlerde eklemlerde şekil bozukluğu gelişmesi hastanın günlük işlerini yapmasını zorlaştırabilir.
Özellikle ayak başparmağındaki eklemde aniden başlayan şiddetli ağrı, şişlik ve kızarıklık gut hastalığını düşündürebilir.
İlk gut atağı çoğunlukla ayak başparmağının ayakla birleştiği eklemde ortaya çıkar. Ağrı genellikle aniden başlar ve gece hastayı uykusundan uyandırabilir. Bununla birlikte hastalığın mutlaka ayak başparmağından başlaması gerekmez. Ayak bileği, diz, el bileği veya dirsek gibi farklı eklemlerde de ilk atak görülebilir.
Fazla miktarda kırmızı et ve sakatat tüketmek ürik asit seviyesini yükselterek gut riskini artırabilir. Buna karşın hastalığın tek nedeni et tüketimi değildir. Genetik yatkınlık, böbreklerin ürik asidi yeterince uzaklaştıramaması ve kullanılan bazı ilaçlar da hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir.
Gut hastalığının diğer adı nikristir. Hastalık geçmişte et ağırlıklı beslenme ve aşırı alkol tüketimiyle ilişkilendirildiği için “Kralların Hastalığı” adıyla da bilinir.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (1994)
Alo Yeditepe