Akciğer hastalıklarının tanısında günümüzde yalnızca görüntüleme yöntemleri değil, hastalıklı dokudan örnek alınarak yapılan patolojik incelemeler de büyük önem taşır. Özellikle akciğer kanserinde doğru tanıya ulaşmak, hastalığın hangi evrede olduğunu belirlemek ve hastaya en uygun tedaviyi planlamak için tümör dokusunun ve lenf bezlerinin değerlendirilmesi gerekir. Bu noktada EBUS, göğüs hastalıkları pratiğinde önemli bir tanısal yöntem olarak öne çıkar. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman EBUS işlemi hakkında merak edilenleri anlattı.
Günümüzde akciğer hastalıklarının ve özellikle akciğer kanserinin tanı ve evreleme sürecinde önemli bir yere sahip, minimal invaziv ve yüksek tanısal değeri olan modern bir yöntem olanEBUS'un açılımı Endobronşiyal Ultrasonografi'dir.
EBUS, bronkoskopi ile ultrason teknolojisinin bir araya getirildiği, solunum yollarının çevresindeki lenf bezlerinin ve bazı akciğer lezyonlarının gerçek zamanlı ultrason görüntülemesi eşliğinde değerlendirilmesini sağlayan ileri bir bronkoskopik yöntemdir. İşlem sırasında ucunda ultrason probu bulunan özel bir bronkoskop, ağız yoluyla solunum yollarına ilerletilir. Ultrason sayesinde normal bronkoskopi ile doğrudan görülemeyen akciğer çevresindeki ve göğüs kafesi içerisindeki lenf bezleri görüntülenebilir. Gerekli görülen bölgelerden, ultrason görüntüsü eşliğinde özel bir iğne ile örnek alınır (EBUS-TBNA). Bu yöntemin en önemli özelliklerinden biri, iğnenin hedeflenen lenf bezine veya lezyona gerçek zamanlı görüntüleme altında yönlendirilmesidir. Böylece doğru bölgeden örnek alınması mümkün olur.
EBUS'un en önemli kullanım alanlarından biri akciğer kanserinin tanı ve evrelemesidir. Ancak kullanım alanı bununla sınırlı değildir. EBUS aşağıdaki durumlarda kullanılabilir:
Özellikle bilgisayarlı tomografi veya PET/BT'de büyümüş ya da metabolik olarak aktif görünen mediastinal veya hiler lenf bezlerinin değerlendirilmesinde EBUS önemli bir tanısal seçenek haline gelmiştir.
Ebus işlemi için sırasıyla aşağıdaki adımlar uygulanır:
EBUS işleminin patoloji ekibi ile koordineli yürütülmesi, alınan örneğin tanısal açıdan yeterli olup olmadığının değerlendirilmesine ve gerektiğinde işlem sırasında örnekleme stratejisinin yeniden düzenlenmesine olanak sağlayabilir.
Akciğer kanserinde yalnızca "Kanser Var mı?" sorusunun yanıtını bilmek yeterli değildir. Kanserin tipi, tümörün özellikleri ve hastalığın hangi evrede olduğu tedavinin belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. Örneğin göğüs içerisindeki lenf bezlerinde tümör hücrelerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, hastanın cerrahi tedaviye uygun olup olmadığını veya cerrahi dışı tedavilerin gerekip gerekmediğini değiştirebilir. Bu nedenle akciğer kanserinde doğru evreleme, tedavi planının en önemli basamaklarından biridir.
Güncel uluslararası kılavuzlar, uygun hastalarda mediastinal lenf nodlarının doku ile değerlendirilmesinde EBUS ve diğer endosonografik yöntemleri cerrahi mediastinoskopiye göre daha az invaziv bir seçenek olarak önerir. EBUS sadece tanı koymaz, tedavinin planlanmasına da katkı sağlar. EBUS ile alınan örnekler yalnızca kanser hücrelerinin varlığını göstermek için kullanılmaz. Tümörün histolojik tipinin belirlenmesi, immünohistokimyasal incelemeler, PDL-1 gibi tedavi seçiminde önem taşıyan belirteçlerin değerlendirilmesi, uygun hastalarda moleküler/genetik analizlerin yapılması için de kullanılabilir. Bu nedenle EBUS, günümüzde yalnızca bir "biyopsi yöntemi" değil, kişiselleştirilmiş akciğer kanseri tedavisinin tanısal sürecinin önemli bir parçasıdır.
EBUS, genellikle sedasyon veya uygun anestezi altında gerçekleştirilir. Bu nedenle hastaların önemli bir bölümü işlem sırasında ağrı hissetmez veya işlemi çok az rahatsızlıkla geçirir. İşlem sonrasında kısa süreli boğazda tahriş, öksürük veya hafif göğüs rahatsızlığı olabilir. Bunlar çoğunlukla geçicidir. Hastanın işlem öncesinde değerlendirilmesi, uygun anestezi/sedasyon yönteminin seçilmesi ve işlem sırasında yakın takip yapılması hasta konforu açısından önemlidir.
Hastaların EBUS öncesinde en sık sorduğu sorulardan biri "EBUS İşlemi Tehlikeli mi?" sorusudur. EBUS, deneyimli ekipler tarafından uygun koşullarda uygulandığında genellikle güvenli ve minimal invaziv bir işlemdir. Her tıbbi işlemde olduğu gibi EBUS'un da bazı riskleri bulunmaktadır. Aşağıdaki bazı durumlar ebus işleminin riskleri arasında yer alır:
Daha ciddi komplikasyonlar ise oldukça nadirdir. 2026 yılında yayımlanan, 3.454 EBUS işlemini değerlendiren geniş bir seride komplikasyonların büyük çoğunluğu hafif düzeyde olmuş; ciddi komplikasyon oranı oldukça düşük bulunmuştur. İşlemin güvenliği; hastanın genel sağlık durumu, kullanılan anestezi yöntemi, alınacak örneğin yeri ve sayısı ve en önemlisi işlemi gerçekleştiren ekibin deneyimi ile yakından ilişkilidir.
EBUS'un en önemli avantajı, göğüs kafesinin cerrahi olarak açılmasına veya daha invaziv cerrahi işlemlere gerek kalmadan göğüs içerisindeki lenf bezlerinden ve uygun lezyonlardan örnek alınabilmesidir. Ebus işleminin başlıca avantajları aşağıdaki gibidir:
Doğru lenf nodunun seçilmesi, ultrason görüntüsünün doğru yorumlanması, uygun örnekleme tekniğinin kullanılması ve alınan materyalin patoloji açısından yeterliliğinin değerlendirilmesi işlemin başarısında önemli rol oynar. Bu nedenle EBUS'un deneyimli bir göğüs hastalıkları uzmanı ve deneyimli bir patoloji ekibinin iş birliği içinde gerçekleştirilmesi, tanısal sürecin önemli bir parçasıdır.
EBUS sırasında elde edilen örneklerin patolojik olarak değerlendirilmesi, yalnızca tanıya ulaşmak açısından değil; akciğer kanserinin alt tipinin belirlenmesi, hastalığın evrelenmesi ve uygun hastalarda tedaviyi yönlendirecek ek incelemelerin yapılabilmesi açısından da büyük önem taşır. Akciğer kanseri şüphesi bulunan hastalarda yalnızca görüntüleme sonuçlarına bakmak yerine, gerektiğinde dokudan tanı almak ve hastalığın yayılımını doğru şekilde belirlemek, hastaya uygulanacak tedavinin doğru seçilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nden randevu alarak siz de deneyimli uzman desteğinden yararlanabilirsiniz.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi (2007)
”
Alo Yeditepe
Video içeriği