Yüksek tansiyon, genellikle organ hasarına neden olmadan hiçbir belirti vermiyor. Hastalığı erken teşhis etmek içinse düzenli ölçüm yapılması gerekiyor.
Hipertansiyon yani yüksek kan basıncı, ülkemizde yaygın görülen bir hastalık. Ancak ne yazık ki tansiyon hastalarının yarısı bu rahatsızlığının farkında değil. Çünkü hipertansiyon, genellikle herhangi bir şikayete yol açmıyor. Bu nedenle ‘sessiz katil’ olarak adlandırılıyor ve kontrol altına alınmadığında çok ciddi hastalıklara zemin hazırlıyor. Hatta hayati tehlike yaratabiliyor…
Dolayısıyla hipertansiyonun hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Olcay Özveren, bu konuda farkındalığın önemine işaret ederek, hayati bilgiler verdi.
Hipertansiyon, kan basıncı seviyesinin normal olarak kabul edilen değerlerin üzerine çıkması olarak tanımlanabilir. Kalp kasıldığında damarlarda oluşan basınç sistolik kan basıncı yani büyük tansiyon, kalp gevşediğinde oluşan basınç ise diyastolik kan basıncı yani küçük tansiyondur. Kan basıncı değerleri ise her iki tansiyonun birlikte ölçümü ile değerlendirilir.
Hipertansiyonun risk faktörleri değiştirilebilir ve değiştirilemez faktörler olarak ikiye ayrılır. Hipertansiyonun değiştirilemez risk faktörleri aşağıdaki gibidir:
Hipertansiyonun değiştirilebilir risk faktörleri ise kişinin yaşam tarzıyla ilgilidir. Gerekli önlemler alınarak ve tedaviyle kontrol edilebilir. Hipertansiyonun değiştirilebilir risk faktörleri ise aşağıdaki gibidir:
Hipertansiyon çoğunlukla belirti vermez. Dolayısıyla belirtiler ancak uzun süre kontrolsüz kalındığında ya da kan basıncı çok yükseldiğinde ortaya çıkar. Yaygın hipertansiyon belirtileri aşağıdaki gibidir:
“Hipertansiyon Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?” ya da “Bir Kişi Tansiyonu Yüksek Olduğunu Nasıl Anlar?” gibi sorular halk arasında yaygın olarak merak edilen bir konudur. Hipertansiyon bazı belirtiler gösterse de genellikle anlaşılmaz. Hastalık sinsi ilerleyip belirti vermediği için toplumda birçok kişi hastalığının farkında olmadan yaşamını sürdürmektedir.
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’deki hipertansiyon hastalarının yaklaşık yüzde 50’si hasta olduğunun farkında değil. Bu nedenle düzenli kan basıncı ölçümü çok önemlidir. Çünkü erken teşhis edilerek kontrol altına alınmazsa komplikasyonlara neden olabilir.
Doğru tansiyon ölçümü aşağıdaki gibi olmalıdır:
Yüksek tansiyon takibi; ölçüm sıklığı, kişinin sağlık durumu, yaşı, risk faktörlerine bağlı olarak değişir...
Normal kan basıncı değerleri: Büyük tansiyon 120 mmHg’den düşük, küçük tansiyon ise 80 mmHg’den düşük (yani 120/80 mmHg ve altı) olarak kabul edilir.
Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için "sessiz katil" olarak tanımlanır. Uzun vadede kalp, beyin, böbrekler, gözler gibi pek çok hayati organa zarar verir. Uzun yıllar belirti vermeden sinsice ilerlediği için bu süreçte birçok organda kalıcı hasara neden olabilir. Hastanın yaşadığı çarpıntı, nefes darlığı gibi semptomlar da günlük yaşamını olumsuz etkiler. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon kalp durması, organ yetmezliği ve ani ölümler gibi çok ciddi sonuçlara kadar ulaşır. Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürer. Bu nedenle ilaçların sürekli olarak kullanılması gerekir.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (2000)
”
Alo Yeditepe