Hemoroidin kesin nedeni günümüzde tam olarak bilinmese de, kabızlığa bağlı zorlanma, ıkınma, telefona bakmak veya kitap okumak gibi sebeplerle tuvalette uzun süre oturma, yetersiz sıvı alımı gibi faktörler hemoroide sebep olabilir. Hemoroid nedenleri, hemoroid tanısı ve daha fazlası ile ilgili merak edilenleri aşağıdaki yazımızda bulabilirsiniz.
Hemoroid, anal kanalda veya makat çevresinde bulunan damar bakımından zengin dokuların büyüyüp şişmesiyle ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroid dışkılama sonrasında kanama, kaşıntı veya ele gelen şişlik gibi belirtilerle kendisini gösterebilir. Semptomların şiddeti hemoroidin yerine ve evresine göre değişir. Her hastada ağrı olmaz, bazı hastalar sadece dışkılama sonrasında tuvalet kağıdına sürülen kan ile hemoroidi fark edebilir. Bazı hastalarda ise ağrı oturmayı bile zorlaştırır.
Hemoroid tedavisi hemoroidin yerine ve semptomların şiddetine göre değişiklik gösterir. Beslenme ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi bazı hastalarda belirtilerin hafiflemesini sağlayabilir. Kanamanın veya sarkmanın devam ettiği durumlarda ise hemoroidi küçültmeye yönelik cerrahi dışı işlemlerden veya hemoroid ameliyatından yararlanılabilir. Bununla birlikte makat bölgesindeki her kanama hemoroidden kaynaklanmadığı için öncelikle şikâyetlerin nedeninin belirlenmesi gerekir.
Halk arasında basur, mayasıl gibi farklı isimlerle de adlandırılan hemoroid, bazı kişilerde sadece dışkılama sonrasında fark edilen kanamayla kendisini gösterirken, bazı hastalarda kaşıntı, ele gelen şişlik ve oturmayı zorlaştıran ağrı gibi semptomlar görülebilir.
Hemoroidin yerleşim yeri, büyüklüğü, dışarı sarkması veya tromboze olması, yani içerisinde pıhtı oluşması, semptomların hastadan hastaya farklılık göstermesine neden olabilir. Örneğin, rektumun alt kısmında bulunan damarların şişmesiyle ortaya çıkan iç hemoroid, ilerlemediği sürece herhangi bir belirti göstermeyebilir. Makat çevresinde meydana gelen dış hemoroid nedeniyle hastalar otururken ağrı hissedebilir.
Hemoroid tedavisi hastalığın çeşidine, evresine ve hastanın semptomlarına göre değişiklik gösterir. Bazı hastalarda beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve sıvı alımının artırılması sayesinde kabızlık gibi bağırsak problemleri giderilebilir. Neticesinde hemoroid semptomları hafifleyebilir. Bazı hastalarda ise iç hemoroid dışarı sarkabilir, sarkan doku tekrar geri itilemeyebilir veya hemoroidin içerisinde oluşan kan pıhtısına bağlı şiddetli ağrı olabilir. Bu durumda bantla boğma gibi ameliyatsız hemoroid tedavisi yöntemlerinden veya hemoroidektomi gibi cerrahi yöntemlerden faydalanılabilir.
Hemoroid, doğuştan itibaren herkeste var olan, anüs kanalında veya çevresindeki mukoza tabakasının altında bulunan yastıkçıkları oluşturan damar kümeleridir. Bu yapılar, gaitanın anal kanaldaki kontrolüne yardımcı olur. Eğer herhangi bir sebeple bu yapılar şişerse veya iltihabi bir süreç gelişirse, hemoroidal hastalıklardan bahsedilir. Bu nedenle günümüzde hemoroid, rektumun alt kısmında veya anüs (makat) çevresindeki damarsal yapıların büyüyerek şişmesi veya genişlemesiyle ortaya çıkan sağlık sorunlarını tanımlar.
Normal şartlarda hemoroidal yastıkçıklar çevresindeki kas ve bağ dokusu bu yapılar için destek oluşturur. Bununla birlikte, ilerleyen yaşla birlikte destek dokularının zayıflaması veya kabızlık nedeniyle dışkılama sırasında sık sık ıkınılması, yastıkçıkların aşağı doğru kaymasına neden olabilir. Bölgedeki damarlarda kan birikmesiyle dokular genişleyip şişebilir. Bunun sonucunda bazı hastalar dışkılama sonrasında kanama fark ederken, bazılarında makattan dışarı sarkan şişlikler görülebilir.
Hemoroid, bazı hastalarda dışkılama sonrasında görülen kanamayla kendisini gösterirken, bazılarında makat çevresinde şişlik, kaşıntı veya ağrı gibi semptomlara neden olabilir. Belirtilerin farklı olmasında hemoroidin bulunduğu bölgenin etkisi vardır. Örneğin, iç hemoroidi bulunan hastalar ağrı hissetmeyebilir ancak temizlik sırasında tuvalet kâğıdında kan fark edebilir. Dış hemoroid hastalarında ise ele gelen şişliğe ağrı ve hassasiyet de eşlik edebilir. Özellikle hemoroidin içinde pıhtı oluştuğunda hastalar otururken bile şiddetli ağrı hissedebilir.
İç hemoroid rektumun alt kısmındaki damarların büyüyüp genişlemesiyle ortaya çıkar. Başlangıçta iç kısımda yer aldığı için hemoroid görüntüsü dışarıdan kolaylıkla fark edilmeyebilir. İlerleyen evrelerde ise hemoroidal dokuların makat dışına sarkması farklı şikâyetlere yol açabilir. Sarkmaya akıntı eşlik edebilir; bu akıntı makat çevresinin sürekli nemli kalmasına ve tahriş olmasına neden olabilir. Sonuç olarak, hastalar bölgeyi temizlemelerine rağmen kaşıntı veya ıslaklık hissinin devam ettiğini fark edebilir. Başlıca hemoroid belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Sayılan belirtilerden bazıları, anal fissür ve kolorektal hastalıklar gibi başka sağlık sorunlarına bağlı olarak da görülebilir. Bu nedenle kanama, şişlik gibi semptomları fark eden hastaların öncelikle alanında uzman bir doktora danışması önerilir.
Hemoroidin nedenleri kesin olarak bilinmese de ortaya çıkmasında makat bölgesindeki basıncın artması veya ileri yaş gibi faktörlere bağlı olarak hemoroidal dokuları yerinde tutan yapıların zayıflamasının etkili olduğu düşünülmektedir. Örneğin, kabızlık sorunu yaşayan kişiler dışkıyı çıkarabilmek için daha fazla çaba harcayabilir. Bu sırada artan basınç, bölgedeki kanın geri dönüşünü zorlaştırarak damarların genişlemesine neden olabilir. Ek olarak, ilerleyen yaşla birlikte destek dokularının zayıflaması da hemoroidal yastıkçıkların aşağı doğru kaymasını kolaylaştırabilir. “Hemoroid neden çıkar?” sorusuna verilebilecek başlıca yanıtlar ve risk faktörleri şunlardır:
Sayılanların yanı sıra vücut kitle indeksi yüksek olan kişilerde de fazla kilo, makat ve rektum çevresindeki dokular üzerindeki basıncı artırarak hemoroid riskini artırabilir.
Hemoroid yerleşim yerine göre iç ve dış hemoroid olarak iki sınıfta incelenir. İç hemoroidler anal kanalın iç kısmında ortaya çıkarken, dış hemoroidler anüs çevresindeki derinin altında gelişir. Bazı hastalarda her iki hemoroid türü birlikte bulunabilir. Hemoroidin bulunduğu bölge semptomlar üzerinde belirleyicidir. Örneğin, iç hemoroidler çoğunlukla ağrısızdır ve bir miktar kanamaya neden olabilir. Dış hemoroidlerde ise özellikle pıhtı oluşması halinde şiddetli ağrı görülebilir.
İç hemoroidler anal kanalın iç bölümünde mukoza tabakasının altında ortaya çıkar. Hastalar tuvalet kağıdında veya klozette kanama fark etmelerine rağmen ağrı hissetmeyebilir. Ancak hemoroidal dokular büyüdüğünde dışkılama sırasında anüsten dışarı çıkabilir. Bazı hastalarda dışarı çıkan dokular kendiliğinden içeri dönerken bazılarında dışarıda kalabilir. Bu nedenle uzmanlar, iç hemoroidi dokunun sarkmasına ve neden olduğu semptomlara göre dört evrede inceler. İç hemoroid evreleri şunlardır:
İç hemoroidin dışarı sarkması her zaman ağrılı değildir. Bununla birlikte, bazı hastalarda dışarı sarkan doku sıkışarak şiddetli ağrıya yol açabilir.
Dış hemoroid anüs çevresindeki derinin altında gelişir. İç hemoroidlerden farklı olarak dışarıdan görülebilen veya elle hissedilebilen bir şişliğe neden olabilir. Pıhtı oluşmamış dış hemoroidler genellikle deri rengindedir ve yumuşaktır. Bazı hastalarda kaşıntı ve hassasiyet görülürken, bazılarında herhangi bir belirti olmayabilir.
Anüs çevresindeki deri ağrıya duyarlı sinir uçları bakımından zengindir. Bu nedenle dış hemoroidin içerisinde pıhtı oluşması belirgin ağrıya yol açabilir. Tromboze dış hemoroid olarak adlandırılan bu durumda hastalar anüsün kenarında aniden oluşan sert ve ağrılı bir şişlik fark edebilir. Şişlik mor veya mavimsi bir renk alabilir; hastalar otururken şiddetli ağrı hissedebilir.
Anüs çevresinde şişlik, kaşıntı, ağrı veya dışkılama sonrasında kanama gibi şikâyetlerle başvuran hastalarda uzman doktor öncelikle hastanın tıbbi öyküsünü alır ve fiziki muayene yapar. Hastanın kabızlık veya ishal yaşayıp yaşamadığı, tuvalette ne kadar süre kaldığı ve kullandığı ilaçlar hakkında bilgiler alınır. Ardından anüs çevresi muayene edilerek şişlik, tahriş, çatlak veya dışarı sarkan doku olup olmadığı kontrol edilir. Dış hemoroidler çoğunlukla gözle muayene sırasında fark edilebilir. Anal kanalın içerisinde bulunan hemoroidleri incelemek için ise farklı yöntemlere ihtiyaç duyulabilir. Başlıca hemoroid tanı yöntemleri şunlardır:
Muayenede kanamanın kaynağı belirlenemiyorsa, yeni başlayan veya giderek artan kabızlık gibi sindirim sistemi sorunları varsa, doktorlar kolonoskopi gibi ek tetkikler de isteyebilir. Hemoroid tedavisine rağmen kanamanın devam etmesi veya kişinin kolon kanseri risk faktörlerini taşıması durumunda da kolonoskopi yapılması faydalı olabilir.
Hemoroid belirtileri yaşam tarzında yapılan bazı değişikliklerle hafifleyebilir. Kabızlık yaşayan hastalarda lifli beslenme ve yeterli sıvı tüketimi önemlidir. Kanaması olan, şiddetli ağrı yaşayan, iç hemoroidi dışarı sarkan veya dış hemoroidinde pıhtı oluşumu olan hastalarda cerrahi yöntemler düşünülebilir. Kaşıntı, tahriş, hafif düzeyde ağrı gibi semptomlar evde uygulanabilecek ılık oturma banyosu, hemoroid yastığı kullanımı gibi yöntemlerle hafifleyebilir. Tekrarlayan kanama veya belirgin sarkma için hemoroidi küçülten veya tamamen çıkaran işlemler gerekebilir.
Hemoroid tedavisi söz konusu olduğunda hastanın yaşadığı semptomlar ve bu semptomların günlük hayatını ne kadar etkilediği önemlidir. Örneğin, dışkılama sırasında zorlanan ve zaman zaman rahatsızlık hisseden bir hastayla tekrarlayan kanaması olan veya sürekli dışarıda kalan hemoroidi bulunan hastanın tedavisi aynı olmayabilir. Uzman doktor muayenenin ardından hemoroidin yerleşimini, sarkma durumunu ve daha önce uygulanan tedavileri dikkate alarak hastaya uygun yöntemi belirler.
Hemoroid sorunu bulunan hastalarda ağrı günlük yaşamı zorlaştırabilir. Ayrıca tekrarlayan kanama nadiren de olsa anemi (kansızlık) gibi sağlık sorunlarına yol açabilir. Siz de hemoroid belirtileri yaşıyorsanız Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’ndeki genel cerrahi uzmanlarına başvurarak gerekli kontrollerinizi yaptırabilir, size uygun tedavi seçenekleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Hemoroid, anal kanalda veya anüs çevresinde bulunan damar bakımından zengin hemoroidal dokuların şişmesiyle ortaya çıkar. Halk arasında basur veya mayasıl gibi farklı isimlerle de bilinir.
Hemoroidin neden ve nasıl oluştuğu kesin olarak bilinmese de kabızlık nedeniyle zorlanma, tuvalette uzun süre oturma, gebelik ve doğum gibi anüs çevresindeki basıncı artıran durumlar hemoroid görülme riskini artırabilir. Yaşla birlikte destek dokularının zayıflaması da hemoroidin çıkmasında etkili olabilir. Aşırı kilolu bireylerde de artan basınca bağlı hemoroid ortaya çıkabilir.
Hafif hemoroid belirtileri birkaç gün içerisinde azalabilir. Ancak kanamanın veya şişliğin geçmesi, yakınmaların tekrar ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Özellikle tuvalete çıkarken zorlanmaya devam eden hastalarda belirtiler yeniden başlayabilir.
Ilık suyla oturma banyosu yapmak, ağrı ve rahatsızlık hissini hafifletebilir. Anüs çevresini sertçe silmeden temizlemek ve nazikçe kurulamak da tahrişi azaltabilir. Bunların yanı sıra gaitanın yumuşak kalmasını sağlayan beslenme alışkanlıkları da kabızlığı önlemeye yardımcı olarak hemoroid semptomlarını hafifletebilir.
Hemoroid tedavi edilmezse bazı kişilerde kanama ve sarkma devam ederek günlük yaşamı zorlaştırabilir. Dış hemoroidin içerisinde pıhtı oluşması durumunda ani ve şiddetli ağrı görülebilir. Uzun süren kanamalar nadiren kansızlığa da yol açabilir.
Normal şartlarda hemoroid, hayati risk taşıyan bir sağlık sorunu değildir. Örneğin, tromboze hemoroid oldukça ağrılı olabilir. İç hemoroidin dışarı sarkması ve anüs kasları arasında sıkışması da çeşitli komplikasyonlara neden olabilir.
Hemoroid çoğu zaman tehlikeli değildir. Bununla birlikte, fazla miktarda kanama olan hastalarda kansızlık riski artabilir. Ayrıca bazı durumlarda dışarı çıkan iç hemoroid anüs kasları arasında sıkışabilir ve bunun sonucunda doku ölümü gerçekleşebilir.
Hemoroid kansere dönüşmez; ancak bazı kanserler de dışkıda kan görülmesine neden olabileceğinden kesin tanı için uzmana danışılması önemlidir.
Gerekli değerlendirmeler yapılmadan basur ile kanser birbirinden kesin olarak ayırt edilemez. Doktorlar gerekli durumlarda kanamanın sebebini belirleyebilmek ve diğer sağlık sorunlarını dışlayabilmek için kolonoskopiye başvurabilir.
Hemoroid bulunması kolonoskopiye engel değildir. Kanamanın kaynağı belirlenemiyorsa, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik varsa veya hemoroid tedavisine rağmen kanama devam ediyorsa, uzmanlar kolonoskopi önerebilir.
Özellikle kabızlık yaşayan hastaların cips, fast food ve lif içeriği düşük hazır yiyecekleri tüketmekten kaçınmaları önerilir.
Yeterli su içmek lifli beslenmeyle birlikte dışkının yumuşak kalmasına yardımcı olabilir. Böylece dışkılama sırasında ıkınma ihtiyacı azalabilir, dolaylı olarak semptomlar hafifleyebilir.
Kabızlığa bağlı zorlanma ve tuvalette uzun süre oturma sık karşılaşılan tetikleyicilerdir. Bunun yanı sıra, ishal ve anüs çevresinin tekrar tekrar silinmesi de tahrişe neden olarak mevcut semptomları artırabilir.
Hemoroid semptomları için genellikle genel cerrahi bölümüne başvurulması önerilir. Bazı durumlarda iç hastalıkları (dahiliye) bölümü uzmanları da ilk tetkikleri yaptıktan sonra hastaları genel cerrahi uzmanlarına yönlendirebilir. Kanamanın başka bir bağırsak sorunundan kaynaklanabileceği düşünülürse, gastroenteroloji uzmanının değerlendirmesine de ihtiyaç duyulabilir.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
Ege Ünv. Tıp Fakültesi (1980)
”
Alo Yeditepe
Video içeriği