Ortopedik rahatsızlıklar ve tedavi yöntemleri hakkında toplumda yaygın olarak kabul gören birçok yanlış bilgi bulunur. Bu yanlış inanışlar, tanı ve tedavi süreçlerinin gecikmesine neden olabilir. Oysa ortopedik hastalıklarda doğru bilgiye ulaşmak, uygun tedaviye başlanması açısından büyük önem taşır. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman ortopedik tedaviler hakkında doğru bilinen yanlışlara açıklık getirdi.
Evet, hepimiz yaşlanacağız ve buna bağlı olarak bazı dejenerasyonlar (yıpranmalar) yaşayacağız. Özellikle eklemleri oluşturan kıkırdak dokusunun zamanla aşındığı doğrudur. Ancak bu durum, eklem ağrılarının kaçınılmaz olduğu ya da yapılabilecek hiçbir şey olmadığı anlamına gelmez. İlerleyen yaşlarda da eklemlerinizi sağlıklı tutmak ve yaşam kalitenizi korumak için alabileceğiniz önlemler bulunur. Bu nedenle eklem ağrılarını yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirmemek ve ortopedi doktorunuza danışmak önemlidir.
Birçok hasta, yaşadığı rahatsızlığın zamanla kendiliğinden düzeleceğini düşünerek ortopedi uzmanına başvurmayı erteleyebiliyor. Ancak erken müdahale, daha ciddi komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynar.
Örneğin; osteoartrit ve tendinit gibi rahatsızlıklar, erken dönemde tespit edildiğinde çok daha kolay tedavi edilebilir. Tedavinin geciktirilmemesi; daha az invaziv tedavilere, daha hızlı iyileşmeye ve daha iyi bir yaşam kalitesine katkı sağlar.
Bu nedenle ağrının geçmesini beklemek yerine, gerekli değerlendirmelerin yapılabilmesi için bir ortopedi uzmanına başvurmak önemlidir.
Profesyonel sporcular genellikle yüksek profilli ortopedik bakım alırlar. Bu nedenle ortopedik tedavilerin yalnızca sporculara yönelik olduğu düşünülse de, ortopedik tedaviler herkes için geçerlidir.
Ortopedi, yalnızca spor yaralanmalarıyla ilgilenen bir alan değildir. Bir ortopedi uzmanı, eklem sağlığınızı korumanıza ve aktif yaşam tarzınızı sürdürmenize yardımcı olur. Bu nedenle ortopedik değerlendirme ve tedaviler, yalnızca sporcular için değil, ihtiyaç duyan herkes için önem taşır.
Ortopedik cerrahiler söz konusu olduğunda, birçok kişi iyileşme sürecinin uzun ve zorlu olacağını düşünür. Ancak cerrahi tekniklerde, rehabilitasyon protokollerinde ve minimal invaziv prosedürlerde yaşanan gelişmeler sayesinde, ortopedik cerrahiden sonra iyileşme süreci çoğu insanın beklediğinden çok daha hızlı ilerleyebilir. Özellikle diz artroskopisi ile uygulanan ve iyileşme süresini kısaltan minimal invaziv tekniklerle oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.
Birçok kişi, yaralanma sonrasında yürüyebiliyor olmasının, sorunun ameliyat gerektirecek kadar ciddi olmadığı anlamına geldiğini düşünür. Ancak bu yanılgı, özellikle diz, ayak bileği, ayak ve kalça yaralanmalarında tedavinin geciktirilmesine neden olabilir.
Menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ yırtıkları ve ayak kırıkları gibi bazı yaralanmalar, kişinin belirli ölçüde hareket etmesine izin verebilir. Bu nedenle yalnızca yürüyebiliyor olmak, yaralanmanın ciddiyeti hakkında tek başına yeterli bir gösterge değildir.
Şişlik, sertlik veya kısa zaman içinde azalmayan ağrı yaşıyorsanız, bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmek en güvenli adımdır.
Birçok kişi, ortopedik cerrahinin uzun süreli hastane yatışını gerektirdiğini düşünür. Ancak bu durum her zaman geçerli değildir. Günümüzde birçok ortopedik işlem ayakta tedavi kapsamında gerçekleştirilebilmekte ve hastalar ameliyatın yapıldığı gün evlerine dönebilmektedir.
Daha karmaşık işlemlerde dahi teknoloji ve cerrahi tekniklerde yaşanan gelişmeler sayesinde hastanede kalış süreleri önemli ölçüde kısalmıştır. Bu gelişmeler, iyileşme sürecinin daha konforlu ilerlemesine de katkı sağlar.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2003
”
Alo Yeditepe
Video içeriği