Çoğu kişinin “omuz” olarak tanımladığı yapı, aslında sırtımızı kaşımaktan smaç vurmaya kadar birçok kol hareketini yapmamızı sağlayan; tendon ve kaslara bağlı bir dizi eklemden oluşan karmaşık bir sistemdir. Bu geniş hareket kapasitesinin bir bedeli olarak zaman zaman ağrıya yol açan yumuşak doku yaralanmaları veya sıkışma sorunları görülebilir. Ağrı yalnızca omzu hareket ettirdiğinizde ortaya çıkabileceği gibi, her durumda hissedilebilir. Geçici olup kısa sürede kaybolabileceği gibi devam ederek tıbbi tanı ve tedavi gerektirebilir. Bu kapsamda “Omuz ağrısı neyin belirtisi olabilir?”, “Omuz ağrısının nedenleri nedir?”, “Tedavisi nasıldır?” gibi sorular ve çok daha fazlasıyla ilgili merak edilenleri Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları yanıtladı.
Omuz sorunlarının çoğu kemiklerden ziyade kaslar, bağlar ve tendonlar gibi yumuşak dokularla ilişkilidir. Bu sorunlar tendinit/bursit, yaralanma/instabilite ve artrit olmak üzere üç ana başlık altında toplanır. Diğer nedenler arasında tümörler, enfeksiyonlar ve sinirlerle ilgili problemler de yer alabilir. Yaygın nedenler aşağıdaki gibidir:
Tendon, kası kemiğe veya başka bir dokuya bağlayan yapıdır. Tendinit vakalarının çoğu aşırı kullanıma bağlı yıpranma sonucu gelişir. Bu durum, yıllar içinde aşınan bir ayakkabı tabanına benzetilebilir. Tendinit aşağıdaki şekillerde görülebilir:
Rotator manşet yaralanmaları, en sık karşılaşılan omuz sorunlarından biridir. Rotator manşet, omuzun hareketini ve stabilitesini sağlayan kas ve tendonlardan oluşur.
Aşırı kullanım sonucu bursa adı verilen sıvı dolu keseciklerin iltihaplanmasıyla bursit gelişebilir. Bu yapı, sürtünmeyi azaltarak omuz hareketini kolaylaştırır. Bursit çoğunlukla rotator manşet tendinitiyle birlikte görülür. Zaman zaman omuzdaki birçok dokunun iltihaplanmasıyla ağrı artar, hareket kısıtlanır ve eklem sertleşerek “donuk omuz” gelişebilir. Ancak uygun tedavi ve bakım ile bu durum düzeltilebilir.
Bazen omuz eklemini oluşturan kemiklerden biri normal pozisyonundan çıkar veya yaralanma esnasında kayabilir. Bu durum omuz çıkığına yol açar. Çıkık, kısmi ya da tam olabilir ve tekrarlayabilir. Bu durumda kolu kaldırmak veya yana doğru uzatmak ağrıya neden olabilir. Kol baş üstüne kaldırıldığında omuzun “boşaldığı” hissi oluşabilir veya kol “ölü kol” olarak tanımlanan bir güçsüzlük hissi yaratabilir.
Omuz ağrısı artrite de bağlı olabilir. Artritin birçok türü bulunmakla birlikte, en sık eklem yüzeyindeki yıpranma ve iltihaplanma sonucunda şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığı görülür. Artrit, spor ya da iş kazalarına bağlı olarak gelişebilir.
Hastalar genellikle ağrıyı azaltmak için omuzlarını daha az kullanır. Ancak bu durum eklem çevresindeki yumuşak dokuların kasılmasına veya sertleşmesine neden olarak ağrıyı artırabilir ve hareketi daha da kısıtlayabilir.
Omuz ağrısı tedavisi ilk olarak aşağıdaki yöntemleri içerir:
Omuz sorunlarının yaklaşık %90’ı, cerrahi gerektirmeden bu yöntemlerle düzelmektedir. Ancak sık tekrarlayan omuz çıkıkları veya bazı rotator manşet yırtıkları cerrahi müdahale gerektirebilir. Omuzu aşırı zorlayan aktivitelerden ve alışık olmadığınız ağır egzersizlerden kaçınmak iyileşmeyi hızlandırır.
Birçok hasta omuz ağrısını geçici sanarak önemsemeyebilir. Ancak aşağıdaki durumlar yaşandığı takdirde hastalar gecikmeden bir ortopedi uzmanına başvurmalıdır.
Ağrı çok şiddetli değilse, birkaç gün takip edilebilir; ancak sorun devam ederse mutlaka değerlendirilmelidir.
Doğru tedavi için ağrının kaynağının belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle ayrıntılı bir değerlendirme yapılır. Omuz ağrısı tanısı aşağıdaki aşamalardan oluşur:
Küçük bir kamera ile eklemin içini doğrudan görüntüleme yöntemidir. Fizik muayene ve diğer görüntülemelerde fark edilmeyen sorunların tespitinde etkilidir.
Bu içerik Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.
”
Alo Yeditepe
Video içeriği