Her An Kapınızı Çalabilir Epilepsi

Halk arasında Sara Hastalığı olarak bilinen Epilepsi nöbeti (ya da krizi), beyin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu bozulması ile oluşan klinik bir durumdur. Çocuk yaşlarda görülmeye başlanan Epilepsi nöbetlerinin, 65 yaş sonrası kişilerde görülme sıklığı ise sanıldığından daha çok.

Çocuk yaşlarda görülmeye başlanan Epilepsi nöbetlerinin (sara hastalığı), 65 yaş sonrası kişilerde görülme sıklığı ise sanıldığından daha çok.

Epilepsi Krizi Nedir?

Halk arasında Sara Hastalığı olarak bilinen Epilepsi nöbeti (ya da krizi), beyin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu bozulması ile oluşan klinik bir durumdur. Kendini epileptik nöbetler ile gösteren bu hastalıkta nöbet gerçekleştiğinde hastada gelip geçici bilinç kaybı veya farklı özelliklerde belirtiler olmaktadır. Kişinin tek bir nöbet geçirmesi, epilepsi hastası olduğu anlamına gelmez.

Epilepsi oldukça yaygın bir hastalıktır. Toplumda görülmeme sıklığı, ülkemizde ve dünyada olduğu gibi % 0,5 ile %1 arasındadır. Cinsiyetler arasında epilepsi hastalığının görülme oranında herhangi bir farklılık yoktur.

Epilepsi Kimlerle Görülür?

Epilepsi belli bir yaş grubunda değil herhangi bir yaş ve zamanda ortaya çıkabilmektedir; ancak ilk 16 yaşa kadar ve 65 yaşından sonra görülme sıklığı artmaktadır. Çocuklarda 16 yaşa kadar en sık görülen nörolojik hastalık epilepsidir.

Hastalığın sık görüldüğü çocuk yaşlarda anne ve babanın gözlemleri teşhis için önemli rol oynamaktadır. Çocuğun arada bir ağzını şapırdatması, kol ve bacaklarında ani sıçramalar-irkilmeler olması, burnuna kimsenin duymadığı kötü koku gelmesi (örneğin yanmış lastik kokusu) veya çocuğun arada bir gözünün dalması, bir yere birkaç saniye boş boş bakması gibi durumlar gözlemlenebilir. Bu gibi davranışların bir kısmı normal değildir ve şüphelenirlerse bir nöroloji hekimine başvurmakta fayda vardır.

Epilepsi Nöbeti Sırasında Ne Yapılmalı?

Hasta epilepsi nöbeti geçirdiği sürece, hastaya hiçbir şekilde müdahale edilmemelidir. Hastanın ağzını açmak için dişlerinin arasına parmak, kaşık sokmaya çalışmak veya kasılmalara engel olmak için tutmak bastırmak ile hastaya zarar verebilir.

Normal şartlar altında atak kendiliğinden maksimum 1-2 dk içinde sonlanır. Eğer epileptik atak bu sürede sonlanmıyorsa hasta mutlaka hastaneye götürülmelidir. Hasta epilepsi nöbeti geçirdiği sırada sadece çevre faktörlerin ona zarar vermesini engellemek adına önlem almak gerekebilir. • Hastanın nöbet geçirdiği sırada düşme ve kasılma gibi durumlarda etrafta hastaya zarar verebilecek keskin bir obje veya sert bir cisim varsa hasta o tehlikeden uzaklaştırılmalıdır. • Kriz anında hastanın boğazını sıkan, sıkı bağlanmış kravat, eşarp gibi giysiler hastanın rahat nefes alabilmesi için gevşetilmelidir.

Epilepsi Atağı Sırasında Nasıl Davranmalı?

  • Hastaya soğan, kolonya v.b. koklatmanın epilepsi nöbetlerinde tedavi edici hiçbir anlamı yoktur.
  • Nöbet geçiren bir hastanın yakınları ya da çevresindeki insanlar tarafından kol ve bacaklarının tutulması, bastırarak kontrol altına alınmaya çalışılması omuz çıkığı oluşması gibi ortopedik sorunlara sebebiyet verebilir.
  • Hasta kasılırken ağzını açmaya çalışmak; çene çıkığı, dişlerini kırma, açmaya çalışan kişinin parmaklarının hasta tarafından ısırılması, kanamaya sebep olma gibi pek çok olumsuzluklara sebebiyet verebilir.
  • Kişi kendine geldikten sonra yorgunluk hissedebilir, geçici olarak bilinç kaybı, sersemlik durumu söz konusu olabilir. Bu yüzden hasta bir süre dinlendirilmelidir.
Prof. Dr. Berrin Aktekin

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi (1989)

Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Mehmet Çağlar Berk

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (ingilizce), 1989

Rana Karabudak

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Ankara Tıp Fakültesi, 1981

Prof. Dr. Uğur Türe

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara (1987)

Dr. Öğr. Ü. Halide Rengin Bilgen Akdeniz

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (2002)

Emin Oğuzcan Yamaner

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi (2016)

Volkan Oğlin

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Tuğba Okluoğlu

Hakkında

Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:

Trakya Üniversitesi - 2007

Paylaş

İlgili Yazılar