Rahim kanseri belirtileri kadın sağlığıyla ilgili sık araştırılan konular arasındadır. Günlük kullanımda rahim kanseri belirtileri ifadesi çoğunlukla rahmin iç tabakasından gelişen endometrium kanserini anlatmak için kullanılır. Kanser, rahmin farklı dokularından gelişebilir. Hastalığın türü, tedavi yaklaşımını ve seyrini etkileyebildiği için tanı sürecinde tümörün kaynağının belirlenmesi önemlidir.
Rahim kanseri, rahim dokusunda kötü huylu hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkan kanser türlerini ifade eder. En sık karşılaşılan türlerden biri endometrium adı verilen rahmin iç tabakasından gelişen endometrium kanseridir. Rahim duvarının kas dokusundan gelişen daha nadir kanser türleri de bulunur ve bu hastalıkların özellikleri endometrium kanserinden farklı olabilir. Rahim pelvis bölgesinde bulunan içi boş ve gebelik sırasında fetüsün geliştiği organdır. Kanserin rahim içinde hangi dokudan başladığı tanı açısından önemlidir. Patolojik inceleme kanserin türünün belirlenmesinde temel aşamalardan biridir. Rahim kanserinin seyri her hastada aynı değildir. Tümörün hücresel özellikleri, hastalığın rahim içinde sınırlı olup olmadığı ve çevre dokulara veya uzak organlara yayılım gösterip göstermediği tedavi planında dikkate alınır. Erken evrede yakalanan rahim kanserlerinin önemli bir bölümü tedavi edilebilir durumdadır.
Rahim kanserinin tek bir nedeni bulunmaz. Kanser gelişimi hücrelerde meydana gelen değişikliklerle ilişkilidir. Bu değişikliklerin hangi kişide neden ortaya çıktığı her zaman kesin biçimde belirlenemez. Rahim kanseri özellikle menopoz sonrasında daha sık görülür. Bununla birlikte, yalnızca ileri yaş hastalığı olarak değerlendirilmemelidir. Erken yaşta rahim kanseri belirtileri görülebileceği gibi, daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Yaşın tek başına hastalığı dışlamadığı bilinmelidir. Rahim kanseri açısından değerlendirme yapılırken adet düzenindeki değişiklikler ve özellikle olağan dışı kanamalar önem taşır. Menopoz sonrasında meydana gelen kanama ayrıca dikkat gerektirir. Bu dönemde normal adet kanaması beklenmediği için ortaya çıkan kanama jinekolojik inceleme gerektiren bir bulgu olarak kabul edilir. Rahim kanseri ile ilgili risk değerlendirmesi yapılırken kişinin genel sağlık durumu ve tıbbi öyküsü birlikte ele alınır. Ancak herhangi bir risk faktörünün bulunması kesin olarak kanserin gelişeceği anlamına gelmez. Aynı şekilde, belirgin bir risk faktörünün bulunmaması da hastalığı tamamen dışlamaz.
Rahim kanserinde en sık dikkat çeken belirti anormal vajinal kanamadır. Bu kanama adet döneminin dışında meydana gelebilir. Adet gören kişilerde normalden daha yoğun veya alışılmıştan farklı kanamalar ortaya çıkabilir. Menopoz sonrası dönemde meydana gelen herhangi bir vajinal kanama ise özellikle değerlendirilmelidir. Vajinal akıntının görünümünde değişiklik de görülebilir. Akıntı sulu, pembe veya beyaz renkte olabilir. Her vajinal akıntının kanser anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Akıntının eşlik ettiği başka belirtiler ve jinekolojik muayene bulguları birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda idrar yaparken ağrı veya idrar yapmada güçlük görülebilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı da rahim kanseriyle ilişkili olabilecek belirtiler arasında yer alır. Pelvik ağrı ve açıklanamayan kilo kaybı ise rahim kanseri ileri evre belirtileri arasında görülebilen bulgulardandır. Belirti listelerinde yer alan her bulgu aynı hastalık aşamasında ortaya çıkmaz. Özellikle kanama gibi erken dönemde fark edilebilen değişikliklerin dikkate alınması tanı açısından önemlidir. Belirtilerin hafif olması hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Rahim kanseri belirtileri yalnızca belirtilerin şekline bakılarak kesin olarak anlaşılamaz. Özellikle vajinal kanamanın normal adet düzeninden farklı hale gelmesi önemli bir uyarı işaretidir. Kanamanın tekrarlaması veya menopoz sonrasında ortaya çıkması durumunda jinekolojik değerlendirme gerekir. Tanı sürecinde hastalık öyküsü ve fiziksel değerlendirme dikkate alınır. Gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinden ve patolojik incelemelerden yararlanılır. Kesin tanı yalnızca belirtilere bakılarak konulmaz. Bu nedenle rahim kanseri belirtileri nasıl anlaşılır sorusunun temel yanıtı, belirtilerin olağan dışı olup olmadığının fark edilmesi ve gerekli tıbbi değerlendirmenin yapılmasıdır. Özellikle menopoz sonrasında görülen kanama normal kabul edilmemelidir.
Rahim kanserinin ilk belirtileri çoğunlukla olağan dışı vajinal kanamadır. Adet gören dönemde adetler arasında kanama veya alışılmıştan daha yoğun kanama dikkat çekebilir. Menopoz sonrası dönemde ise kanama veya kanlı akıntı özellikle önemlidir. İlk belirtiler her zaman şiddetli olmayabilir. Az miktarda kanama veya lekelenme şeklindeki değişiklikler de değerlendirilmesi gereken bulgular arasında bulunabilir. Bu nedenle kanamanın miktarından çok normal düzenin dışında olup olmadığı önem taşır. Rahim kanseri erken dönemde fark edildiğinde, hastalık henüz rahimle sınırlı olabilir. Evreleme, hastalığın belirtilerinden bağımsız olarak kanserin ne kadar yayıldığını belirlemek amacıyla yapılır. Bu nedenle erken belirti ile erken evre aynı kavram değildir.
Rahim kanseri daha çok menopoz sonrasında görülür. Özellikle 50 ile 60 yaş arasındaki dönemde daha sık ortaya çıkabildiği belirtilmektedir. Bununla birlikte, belirli bir yaşın altında rahim kanseri görülmeyeceği söylenemez. Yaş ilerledikçe riskin değişmesi nedeniyle menopoz sonrası dönemde meydana gelen vajinal kanamalar daha fazla önem kazanır. Ancak genç yaşlarda ortaya çıkan olağan dışı kanamalar da yalnızca yaş nedeniyle göz ardı edilmemelidir. Genç yaşta görülen her düzensiz kanamanın kanser anlamına gelmediği özellikle vurgulanmalıdır. Hormonal değişiklikler ve farklı jinekolojik durumlar da kanama düzensizliklerine neden olabilir. Buna rağmen, tekrarlayan veya belirgin biçimde değişen kanama düzeni tıbbi değerlendirme gerektirir.
Rahim kanseri 1. evre belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak erken tanı açısından farkındalık yaratır. Rahim kanserinde 1. evre, hastalığın rahim içinde sınırlı olduğu dönemi ifade eder. Evre I tanımında kanserin rahim dışına yayılmamış olması temel özelliktir. 1. evrede mutlaka belirli bir belirti görülmesi gerekmez. Kanama veya akıntı gibi belirtiler erken dönemde fark edilebilir, ancak yalnızca belirtilere bakılarak hastalığın 1. evrede olduğu söylenemez. Kanserin evresi, hastalığın yayılımı ve gerekli patolojik ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle rahim kanseri 2. evre belirtileri veya diğer evrelerle ilgili aramalarda belirtilerin evreyi kesin olarak göstermediği bilinmelidir. Erken evrede tanı konulan rahim kanserlerinde tedavi başarısı daha yüksek olabilir. Rahimle sınırlı hastalıkta tedavi planı kanserin türüne ve diğer patolojik özelliklerine göre oluşturulur.
Rahim ağzı kanseri ile rahim kanseri aynı hastalık değildir. Rahim kanseri çoğunlukla rahmin iç tabakasıyla ilişkilendirilirken, rahim ağzı kanseri rahmin alt bölümünde bulunan serviksten gelişir. Bu nedenle iki hastalığın belirtileri ve tanı süreçleri birbirinin yerine kullanılmamalıdır. “Rahim ağzı kanseri belirtileri nelerdir?” sorusu jinekolojik muayenelerde sıkça gündeme gelmektedir. Rahim ağzı kanseri belirtileri arasında olağan dışı vajinal kanama önemli bir bulgu olabilir. Cinsel ilişki sonrasında meydana gelen kanama ve normal dışı vajinal akıntı da değerlendirme gerektirebilir. Pelvik bölgede ağrı gibi yakınmalar da görülebilir. Ancak belirti bulunması tek başına rahim ağzı kanseri tanısı koydurmaz. HPV rahim ağzı kanseri belirtileri ile rahim kanseri arasındaki ilişki farklı bir başlık altında değerlendirilmelidir. HPV enfeksiyonu ile ilişkilendirilen kanser rahim ağzı kanseridir. Bu nedenle HPV kaynaklı belirtiler ifadesi kullanılırken rahim ağzı kanseri ile rahim kanseri arasındaki anatomik farkın korunması gerekir. Ayrıca rahim kanseri belirtileri siğil oluşumuyla karıştırılmamalı; rahim ağzında görülen siğiller de doğrudan rahim kanseri belirtisi olarak değerlendirilmemelidir. Siğil oluşumu farklı HPV tipleri ve enfeksiyonlarla ilişkili olabilir. Bir siğilin görünümüne bakılarak kanser tanısı konulamaz.
Rahim kanserinde ağrı hastalığın her döneminde görülmek zorunda değildir. Özellikle pelvik ağrı daha ileri hastalık dönemlerinde ortaya çıkabilen belirtilerden biri olarak tanımlanır. Pelvik bölgede hissedilen ağrı kadın üreme sistemiyle ilgili çok sayıda farklı durumdan kaynaklanabilir. Yumurtalıklar, rahim tüpleri, mesane, bağırsaklar ve kas dokusuyla ilişkili çeşitli sorunlar benzer bölgelerde ağrı oluşturabilir. Bu nedenle ağrının bulunduğu bölge tek başına rahim kanserini göstermez. Cinsel ilişki sırasında ağrı veya idrar yaparken ağrı gibi belirtiler de rahim kanseriyle birlikte görülebilir. Ancak bu bulgular enfeksiyonlarda ve farklı jinekolojik veya üriner sistem hastalıklarında da ortaya çıkabilir. Ağrının yeni başlaması, giderek artması veya başka belirtilerle birlikte görülmesi durumunda tıbbi değerlendirme gerekir. Özellikle olağan dışı kanama ile birlikte pelvik ağrı bulunması geciktirilmemesi gereken bir durumdur.
Rahimde bir sorun bulunduğunu düşündüren belirtilerin başında adet düzeninde meydana gelen belirgin değişiklikler gelir. Daha önce düzenli seyreden adetlerin düzensizleşmesi, adet dönemleri arasında kanama görülmesi veya kanamanın önceki dönemlere göre belirgin şekilde artması dikkat edilmesi gereken değişiklikler arasında yer alır. Adet kanamasının normalden uzun sürmesi veya adet dönemi dışında lekelenme görülmesi de değerlendirme gerektirebilir. Bu tür değişikliklerin ortaya çıkması doğrudan rahim kanseri olduğu anlamına gelmez. Hormonal değişiklikler ve farklı jinekolojik sorunlar da benzer belirtilere yol açabilir. Ancak alışılmış adet düzeninde yeni ortaya çıkan ve tekrarlayan değişikliklerin nedeni araştırılmalıdır.
Vajinal akıntının görünümünde meydana gelen değişiklikler de rahimle ilgili bir sorunun araştırılmasını gerektirebilir. Özellikle sulu, pembe veya beyaz renkte akıntı rahim kanserinde görülebilen belirtiler arasında yer alabilir. Bununla birlikte, vajinal akıntının rengi veya kıvamındaki her değişiklik rahim kaynaklı bir hastalığı göstermez. Enfeksiyonlar ve farklı jinekolojik durumlar da akıntının özelliklerini değiştirebilir. Bu nedenle yalnızca akıntının görünümüne bakılarak tanı koymak mümkün değildir. Akıntının tekrarlaması veya kanama gibi başka belirtilerle birlikte görülmesi durumunda değerlendirme yapılması önemlidir. Pelvik bölgede ağrı da rahimde veya çevresindeki yapılarda bir sorun bulunduğunu düşündürebilecek belirtilerden biridir. Özellikle yeni başlayan ve devam eden ağrı dikkate alınmalıdır. Cinsel ilişki sırasında ağrı veya idrar yaparken ağrı gibi yakınmalar da bazı rahim hastalıklarında görülebilir. Ancak bu belirtilerin rahim kanserine özgü olmadığı unutulmamalıdır. İdrar yolu sorunları, enfeksiyonlar, yumurtalıklarla ilgili hastalıklar ve farklı jinekolojik durumlar benzer şikâyetlere neden olabilir.
Rahimde bir sorun bulunup bulunmadığı yalnızca belirtilere bakılarak kesin olarak belirlenemez. Belirtiler bir sağlık sorununun varlığı konusunda uyarıcı olabilir, ancak sorunun kaynağını ortaya koymak için tıbbi değerlendirme gerekir. Jinekolojik muayene bu değerlendirmede önemli bir yere sahiptir. Doktor tarafından gerekli görülmesi halinde ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Rahim iç tabakasında şüpheli bir alan bulunması durumunda dokudan örnek alınması ve patolojik inceleme yapılması gerekebilir. Kanser şüphesi bulunan durumlarda tanı süreci yalnızca tümörün varlığını araştırmakla sınırlı değildir. Tümörün hangi dokudan kaynaklandığının belirlenmesi ve kanser hücrelerinin özelliklerinin incelenmesi tedavi planı açısından önem taşır. Hastalığın rahim içinde sınırlı olup olmadığı veya çevre dokulara ve uzak bölgelere yayılıp yayılmadığı da değerlendirilir. Bu bilgiler hastalığın evresinin belirlenmesine ve uygun tedavi yaklaşımının oluşturulmasına yardımcı olur. Menopoz sonrası dönemde ortaya çıkan vajinal kanama ise ayrıca önem taşır. Menopozla birlikte adet döngüsü sona erdiği için bu dönemden sonra meydana gelen vajinal kanama normal bir adet kanaması olarak değerlendirilmez. Kanama yalnızca birkaç damla şeklinde veya lekelenme biçiminde olsa bile, nedeninin araştırılması gerekebilir. Menopoz sonrası kanama rahim kanseri anlamına gelmez. Vajinal veya rahim iç tabakasındaki farklı değişiklikler de kanamaya neden olabilir. Buna rağmen rahim kanseri olasılığının dışlanması için tıbbi değerlendirme önemlidir.
Genç yaşta rahim kanseri belirtileri daha az sık görülse de tamamen imkânsız değildir. Bu yaş grubunda ortaya çıkan belirtilerin başında adet düzeninde meydana gelen olağan dışı değişiklikler gelir. Özellikle adet dönemi dışında görülen kanama veya lekelenme dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Adetlerin normalden daha uzun sürmesi ya da önceki dönemlere göre belirgin şekilde yoğunlaşması da değerlendirme gerektirebilir. Tek seferlik küçük bir değişiklik her zaman önemli bir hastalığa işaret etmeyebilir. Ancak kanama düzensizliğinin tekrarlaması veya zaman içinde belirginleşmesi durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerekir.
Genç yaşta adet düzensizliği oldukça farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Hormon düzeylerindeki değişiklikler adet döngüsünü etkileyebilir. Bunun yanında yumurtlama düzensizlikleri ve çeşitli jinekolojik sorunlar da normal adet düzeninin değişmesine yol açabilir. Bu nedenle genç yaşta görülen her kanamanın rahim kanseri şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir. Belirtinin ortaya çıkış zamanı, süresi, tekrarlama durumu ve eşlik eden diğer yakınmalar birlikte değerlendirilmelidir.
Rahim kanseri açısından dikkat edilmesi gereken noktalardan biri kanamanın alışılmış adet düzeninden farklı olmasıdır. Örneğin, düzenli devam eden adet dönemleri arasında yeni başlayan kanamalar daha önce görülmeyen bir değişiklik oluşturuyorsa göz ardı edilmemelidir. Benzer şekilde, normalden çok daha yoğun kanama veya uzun süren kanama dönemleri de değerlendirilmelidir. Bu tür değişikliklerin nedenini yalnızca kanamanın miktarına bakarak belirlemek mümkün değildir. Jinekolojik muayene ve gerekli görülen incelemeler sonucunda kanamanın kaynağı araştırılabilir. Genç yaşta rahim kanseri belirtileri yalnızca kanama ile sınırlı olmayabilir. Vajinal akıntıda alışılmadık bir değişiklik, pelvik bölgede ağrı veya cinsel ilişki sırasında ağrı gibi yakınmalar da görülebilir. Bununla birlikte, bu belirtilerin hiçbiri rahim kanserine özgü değildir. Enfeksiyonlar ve farklı jinekolojik hastalıklar benzer şikâyetlere neden olabilir. Bu nedenle belirtilerin birlikte değerlendirilmesi ve gerektiğinde tıbbi inceleme yapılması önem taşır.
Rahim kanserinin tedavisi hastalığın türüne, evresine ve tümörün özelliklerine göre değişir. Tedavi planı her hasta için aynı şekilde uygulanmaz. Hastalığın rahim içinde sınırlı olup olmadığı ve çevre dokulara veya uzak organlara yayılıp yayılmadığı tedavi seçiminde önemli rol oynar. Cerrahi tedavi rahim kanserinin tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Uygun hastalarda cerrahi yöntemler kullanılabilir. Bazı erken evre hastalarda gerekli lenf düğümlerinin değerlendirilmesi veya çıkarılması da tedavi planının bir parçası olabilir. Hastalığın daha ileri olduğu durumlarda cerrahi tedaviye ek olarak radyoterapi veya ilaç tedavileri gündeme gelebilir. Kemoterapi ve hormon tedavisi bazı hastalık özelliklerine göre kullanılabilir. Tedavi kararı kanserin biyolojik özellikleri ve yayılımı dikkate alınarak oluşturulur.
Henüz menopoz gerçekleşmemiş ve ileride gebelik planı bulunan kişilerde doğurganlığın korunması ayrıca değerlendirilebilir. Uygun durumlarda tedavi öncesinde doğurganlık koruma seçenekleri hakkında uzman görüşü alınabilir. Tedavi sürecinin yalnızca kanser hücrelerine yönelik olmadığı da unutulmamalıdır. Tanı sonrasında psikolojik destek, sosyal destek ve tedavi sonrasındaki takip süreci de bakımın önemli parçalarıdır.
Rahim kanserinde tek bir ölüm oranından söz etmek doğru değildir. Hastalığın türü, evresi, tümörün biyolojik özellikleri ve tedaviye verilen yanıt gibi birçok unsur hastalığın seyrini etkileyebilir. Erken evrede tanı alan rahim kanserlerinin önemli bir bölümü rahimle sınırlı durumdadır. Hastalık rahim dışına yayılmadığında tedavi seçenekleri ve iyileşme ihtimali daha olumlu olabilir. İleri evrede ise kanser çevre dokulara, lenf düğümlerine veya uzak organlara yayılabilir.
Rahim kanserinde evreler genel olarak hastalığın yayılımına göre değerlendirilir. 1. evrede kanser rahimle sınırlıdır. 2. evrede rahim ağzına yayılım söz konusudur. 3. evrede vajina, yumurtalıklar veya lenf düğümleri gibi yakın bölgelere yayılım görülebilir. 4. evrede mesane, rektum veya akciğer ve kemik gibi rahimden uzak organlara yayılım bulunabilir. Bu nedenle rahim kanseri 4. evre belirtileri ile 1. evre rahim kanseri belirtileri arasında yalnızca belirti listesine dayalı kesin bir ayrım yapmak mümkün değildir. Evreyi belirleyen temel unsur kanserin vücutta ne kadar yayıldığıdır. Pelvik ağrı ve açıklanamayan kilo kaybı daha ileri hastalıkta görülebilse de, bu belirtiler tek başına evre belirlemez. Rahim kanserinin ileri evrelerinde, hastalığın yayıldığı organa bağlı olarak farklı belirtiler görülebilir. Uzak organ tutulumu bulunan durumlarda belirtiler ilgili organa göre değişebilir. Bu nedenle son evreye ait tek ve değişmez bir belirti listesi bulunmaz.
Rahim kanseri metastaz belirtileri de yayılım gösteren bölgeye göre farklılaşır. Metastazın bulunduğu organın değerlendirilmesi için görüntüleme ve patolojik incelemelerden yararlanılabilir. Kanserin yayılımı yalnızca ağrı veya başka bir belirti üzerinden kesinleştirilemez. Rahim kanserinde en önemli noktalardan biri olağan dışı kanamanın ihmal edilmemesidir. Özellikle menopoz sonrasında görülen kanama normal kabul edilmemelidir. Erken dönemde fark edilen rahim kanserlerinde hastalığın tedavi edilebilir olma ihtimali daha yüksektir. Rahim kanseri belirtileri ile ilgili herhangi bir bulgunun varlığında internet üzerinden kesin tanı koymaya çalışmak yerine kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirme yapılması gerekir. Özellikle tekrarlayan olağan dışı vajinal kanama, menopoz sonrası kanama, açıklanamayan kilo kaybı, pelvik ağrı veya cinsel ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler geciktirilmeden değerlendirilmelidir. Belirti bulunması kanser anlamına gelmediği gibi, belirti bulunmaması da hastalığı kesin olarak dışlamaz. Tanı ancak uygun tıbbi değerlendirme sonucunda konulabilir. Siz de düzenli kontrolleriniz için uzman desteğini Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri’nden alabilirsiniz.
Menopoz döneminden sonra görülen her türlü kanama veya damla şeklindeki lekelenme anormal kabul edilir ve rahim kanserinin en erken ve belirgin uyarısı olabilir. Kanamanın miktarı az olsa dahi vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulmalıdır.
Hayır, ikisi farklı kanser türleridir. Rahim kanseri genellikle rahmin iç tabakasında (endometrium) gelişirken; rahim ağzı kanseri rahmin vajinaya bağlanan alt kısmı olan serviksten gelişir ve çoğunlukla HPV enfeksiyonları ile ilişkilidir. Nedenleri, tanı yöntemleri ve tedavi süreçleri birbirinden farklıdır.
Evet, rahim kanserleri çoğunlukla erken evrede anormal vajinal kanama belirtisi verdiği için diğer birçok kanser türüne kıyasla daha erken fark edilebilir. Erken evrede saptanan rahim kanserinde cerrahi müdahale ile tam iyileşme oranı oldukça yüksektir.
Hakkında
Mezun Olduğu Fakülte ve Yılı:
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (2009)
”
Alo Yeditepe
Video içeriği